MÜFED Başkanı Ayhan Sulak, 2025 yılına ilişkin TÜİK verilerini değerlendirerek inşaat sektörünün son çeyrekte yüzde 13,3 oranında büyüyerek son yılların en yüksek artışlarından birini kaydettiğini ifade etti. Sulak, bu büyümede özellikle deprem bölgesinde yürütülen konut projeleri ile altyapı yatırımlarının belirleyici rol oynadığını vurguladı.
Sulak, “Deprem sonrası başlatılan konut ve altyapı projeleri, sektörün yeniden ivme kazanmasını sağladı. Ancak bu büyüme, ağırlıklı olarak kamu yatırımlarından kaynaklandı” dedi.
Konut fiyatları maliyet baskısıyla yükseldi
2025 öncesi dönemde arsa fiyatlarında yaşanan hızlı artış ile inşaat malzemelerinde enflasyonun üzerinde gerçekleşen maliyet yükselişlerinin konut fiyatlarını yukarı çektiğini belirten Sulak, yüksek faiz oranlarının ve finansmana erişimdeki zorlukların tabloyu daha da ağırlaştırdığını söyledi.
Vatandaşın mevcut bütçesiyle hareket etmek zorunda kaldığını ifade eden Sulak, “Bu koşullar altında güvenilir ve yeni konuta erişim her geçen gün daha zor hale geldi” değerlendirmesinde bulundu.
Yeni konut arzı zayıfladı
Zayıflayan talep karşısında müteahhitlerin temkinli davrandığını dile getiren Sulak, sektörün ağırlıklı olarak mevcut projeleri tamamlamaya odaklandığını, yeni yatırımlar için ise daha uygun finansman koşullarının beklendiğini kaydetti.
Bu durumun Türkiye genelinde yeni konut açığını artırdığına dikkat çeken Sulak, “Talepteki durgunluk, arz tarafında da ciddi bir yavaşlamaya yol açtı” dedi.
İnşaat sektörü ekonominin lokomotifi
İnşaat sektörünün yalnızca konut üretimiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Sulak, demir-çelik, çimento, inşaat malzemeleri, mobilya ve taşımacılık gibi birçok alt sektörle birlikte ekonomiye yaklaşık yüzde 30 oranında katkı sağladığını söyledi.
Sektörün mühendislik, mimarlık ve yapı denetimi gibi nitelikli meslek gruplarının yanı sıra geniş bir istihdam alanı sunduğunu belirten Sulak, “İnşaat sektöründeki yavaşlama, zincirleme olarak birçok alanı doğrudan etkiliyor” ifadelerini kullandı.
Kentsel dönüşüm çağrısı
Depremlerin ardından dirençli şehirler oluşturmanın zorunlu hale geldiğini belirten Ayhan Sulak, kentsel dönüşümün yalnızca bina yenileme süreci olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.
“Kentsel dönüşüm; sanayi, tarım ve sosyal yaşamı da kapsayan bütüncül bir dönüşümdür” diyen Sulak, sürecin hızlanması için kamu ve özel sektörün eş güdüm içinde hareket etmesinin şart olduğunu söyledi.
Kamu tarafından bölgesel analizler yapılarak yeni arsa alanlarının üretilmesi ve bu arsaların konut geliştiricilere uygun koşullarla sunulmasının önemine dikkat çeken Sulak, “Bu sayede vatandaşın uygun fiyatlı konuta erişimi kolaylaşacaktır. Müteahhitler Federasyonu olarak üzerimize düşen her türlü sorumluluğu almaya hazırız” dedi.

















