Türkiye konut piyasası, 2025 yılında ruhsat, satış ve fiyat dinamikleri açısından güçlü bir toparlanma sürecine girdi. Açıklanan veriler, yalnızca deprem kaynaklı projeler değil, özel sektör tarafında da belirgin bir hareketlenme yaşandığını ortaya koyuyor.
Deprem bölgesi hariç ruhsatlarda net artış
2025 yılında alınan toplam konut ruhsatı sayısı yaklaşık 1 milyon 150 bin adet seviyesine ulaştı. Bu rakam, 2017’den sonraki en yüksek ruhsat seviyelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Ancak bu toplamın yaklaşık 350 bin adedi, deprem bölgesindeki illerde hayata geçirilen projelerden, özellikle de TOKİ yatırımlarından oluşuyor. Deprem bölgesi hariç tutulduğunda ruhsat sayısı yaklaşık 800 bin adet civarında gerçekleşti.
Bu seviye, 2024 yılına kıyasla yaklaşık 125 bin adetlik bir artış anlamına geliyor. Sektör temsilcileri, bu artışın yalnızca afet kaynaklı olmadığını; ertelenmiş yatırımların devreye girmesi ve geliştirici tarafındaki güvenin artmasıyla bağlantılı olduğunu vurguluyor.
Konut fiyatları maliyetlerin önüne geçti
2025’te yeni projeleri teşvik eden en önemli unsurlardan biri, konut fiyatları ile inşaat maliyetleri arasındaki makasın açılması oldu.
Konut fiyatları yıllık bazda yaklaşık %29 artış gösterdi.
İnşaat maliyet endeksi ise %22–23 bandında kaldı.
Bu fark, müteahhit ve geliştiricilerin kar marjlarını yükseltti. Uzmanlara göre, maliyet-fiyat makası açıldığında ruhsat sayılarında artış yaşanması beklenen bir durumdu ve 2025’te bu öngörü gerçekleşti.
2026 için ruhsat ve satış beklentisi yukarı yönlü
Mevcut eğilimin devam etmesi halinde 2026 yılına ilişkin beklentiler de olumlu.
Eğer; 
Konut fiyatları enflasyonun bir miktar üzerinde artmaya devam eder,
İnşaat maliyetleri ise enflasyon seviyelerinde kalırsa,
deprem bölgesi hariç konut ruhsatlarının 2025’in de üzerine çıkabileceği öngörülüyor. Yüksek talep nedeniyle fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskının süreceği, bunun da arz tarafını daha fazla teşvik edeceği belirtiliyor.
Konut satışlarında arz açığı sürüyor
Konut satışları cephesinde ise hâlâ yaklaşık 150 bin adetlik bir arz açığı bulunduğu ifade ediliyor. Bu nedenle 2026 yılında tapu satışlarının:
1 milyon 600 bin – 1 milyon 650 bin adet aralığına ulaşabileceği tahmin ediliyor.
2025 yılında gerçekleşen bazı satışların öne çekilmiş olmasına rağmen, talebin gücünü koruduğu vurgulanıyor. 2027 yılı ise seçim yılı olması nedeniyle belirsizlikler barındırıyor.
Kredisiz satışlar rekor seviyede
2025 verilerinde en dikkat çekici başlıklardan biri de ipotekli olmayan konut satışları oldu. Nakit, peşin ya da kredisiz gerçekleşen satışlar 1 milyon 400 bin – 1 milyon 470 bin adet seviyesine ulaştı.
Bu rakam, 2023 öncesindeki üç yılın toplam satışlarına yakın bir büyüklük anlamına geliyor. Uzmanlara göre bu tablo, konuta olan talebin yalnızca krediye bağlı olmadığını; demografik yapı ve yatırım aracı algısının talebi güçlü tuttuğunu gösteriyor.
Genel tablo: Piyasa yeniden ivme kazandı
Türkiye konut piyasası, 2025 yılında yüksek talep, açılan maliyet-fiyat makası ve ertelenmiş arzın devreye girmesiyle güçlü bir performans sergiledi. 2026 yılında ruhsat ve satış tarafında yukarı yönlü hareketin devam etmesi beklenirken; kredi faizleri, enflasyon seyri ve siyasi gelişmeler sektörün ana belirleyicileri olacak.
















