Emlakta EİDS açığı mı var? Sahte ilan tuzakları yeni yöntemlerle sürüyor
Ticaret Bakanlığı'nın hayata geçirdiği
Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS), emlak sektöründe sahte ilanları önlemeyi amaçlasa da dolandırıcıların sistemi aşmak için yeni yöntemler geliştirdiği belirtiliyor. Sektör temsilcileri, eski yetki numaralarının kötüye kullanılması, yapay zekâ ile hazırlanan sahte tapular ve yabancı kişiler üzerinden oluşturulan ilanların vatandaşları milyonlarca liralık zararla karşı karşıya bırakabildiğine dikkat çekiyor.
Eski yetki numaraları dolandırıcılıkta kullanılabiliyor
Sektör kaynaklarının aktardığı bilgilere göre, mevcut uygulamada bir taşınmaz sahibi aynı gayrimenkul için birden fazla emlak işletmesine yetki verebiliyor. Ancak taşınmazın satılmasının ardından bu yetkilendirmeler iptal edilmediğinde, bazı eski yetki numaralarının kötü niyetli kişiler tarafından kullanılabildiği iddia ediliyor.Dolandırıcılar da bu durumu fırsata çevirerek, gerçekte satışta olmayan konutlar için sahte ilanlar oluşturuyor. İlanlarda genellikle piyasa değerinin yüzde 30-40 altında fiyatlar kullanılarak alıcıların ilgisi çekilmeye çalışılıyor.
Profesyonelce hazırlanan dolandırıcılık senaryosu
Uzmanlara göre dolandırıcılık girişimleri artık çok daha organize şekilde yürütülüyor. Özellikle İstanbul'un Esenyurt, Beylikdüzü ve Çatalca gibi ilçelerinde bulunan daireler örnek gösterilerek "acil satılık", "kaçırılmayacak fırsat" veya "ihtiyaçtan satılık" gibi ifadeler kullanılıyor.İddiaya göre, ilanı arayan kişiler profesyonel bir ekip tarafından karşılanıyor. Alıcıya gerçek bir daire gösteriliyor, ardından kendisini ev sahibi olarak tanıtan kişilerle buluşturuluyor. Tapu talep edildiğinde ise yapay zekâ teknolojileriyle hazırlanmış sahte belgeler sunularak güven oluşturulmaya çalışılıyor.
Kapora tuzağıyla mağduriyet yaşanıyor
Dolandırıcılık sürecinin en kritik aşamasını kapora talebi oluşturuyor. "Başka alıcılar da var", "Bugün kapora gönderilmezse satış gerçekleşecek" gibi ifadelerle vatandaşlar hızlı karar vermeye yönlendiriliyor.Kaporanın banka hesabına gönderilmesinin ardından ise dolandırıcıların iletişimi kestiği ve mağduriyetlerin ortaya çıktığı belirtiliyor.
Yabancı kişiler üzerinden ilan iddiası
Sektör temsilcileri, EİDS ile getirilen kontrolleri aşmak amacıyla son dönemde ilanların yabancı uyruklu kişiler üzerinden verilmiş gibi gösterildiğine ilişkin iddiaların da arttığını ifade ediyor.Bu yöntemin, sistemin doğrulama süreçlerini aşmak amacıyla kullanıldığı öne sürülürken, yetkililerin bu konuda yeni düzenlemeler üzerinde çalışması gerektiği dile getiriliyor.
Rakamlarla- Sahte ilanlarda fiyatlar çoğu zaman piyasa değerinin yüzde 30-40 altında gösteriliyor.
- Dolandırıcılar aynı gün içinde çok sayıda kişiden kapora alarak yüksek tutarlı vurgunlar yapabiliyor.
- En çok ilgi gören ilanlarda "acil satılık", "kelepir", "fırsat dairesi" gibi ifadeler tercih ediliyor.
Emlak sektörü de mağdur oluyor
Uzun yıllardır sektörde faaliyet gösteren emlak danışmanları da sahte ilanların hem vatandaşlara hem de güvenilir işletmelere zarar verdiğini belirtiyor.Sektör temsilcileri, telefonla arayan çok sayıda kişiye ilanların sahte olduğunu anlatmak zorunda kaldıklarını, bunun hem zaman kaybına hem de güven kaybına yol açtığını ifade ediyor.Ayrıca dolandırıcıların kendilerini ilan platformlarının çalışanı gibi tanıtarak emlak danışmanlarından yetki numarası talep ettiği, elde ettikleri bilgileri de sahte ilanlarda kullanmaya çalıştıkları belirtiliyor.
Uzmanlardan kritik uyarılar
Uzmanlar, özellikle piyasa değerinin çok altında satışa sunulan konut ilanlarına şüpheyle yaklaşılması gerektiğini vurguluyor.Vatandaşların mağduriyet yaşamaması için şu öneriler öne çıkıyor:
- Evi görmeden ve resmi doğrulama yapmadan kapora göndermeyin.
- Tapu bilgilerini e-Devlet üzerinden kontrol edin.
- Mülk sahibinin kimlik ve tapu bilgilerinin doğruluğunu teyit edin.
- Emlak işletmesinin yetki belgesini sorgulayın.
- Banka yoluyla yapılan ödemelerde açıklama kısmını ayrıntılı şekilde doldurun.
- Gerçek olamayacak kadar düşük fiyatlı ilanlara temkinli yaklaşın.
Gayrimenkul sektöründe dijital doğrulama sistemleri her geçen gün güçlendirilse de uzmanlar, dolandırıcılık yöntemlerinin de aynı hızla geliştiğine dikkat çekiyor. Bu nedenle yalnızca ilanın doğrulanmış görünmesine güvenmek yerine, tapu, yetki belgesi ve mülk sahibine ilişkin tüm bilgilerin resmi kanallar üzerinden teyit edilmesi büyük önem taşıyor.
